Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile OMÜ Tarih Topluluğu iş birliğiyle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle “Tarihsel Süreçte Cumhuriyet ve Kazanımları” başlıklı bir konferans gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, Cumhuriyet’in tarihi gelişimi ve kazanımları üzerinde duruldu. Programın açılış konuşmasını yapan OMÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Murzioğlu, 29 Ekim’in bağımsızlık iradesini ve ortak geleceğe olan inancı temsil eden özel bir tarih olduğunu söyledi. Üniversitelerin tarihi mirası bilimsel bir bakış açısıyla ele alma ve gelecek nesillere aktarma yükümlülüğünü vurgulayan Murzioğlu, “Üniversiteler ve akademik kuruluşlar olarak görevimiz, tarihsel mirasımızı bilimsel bir perspektifle incelemek, sorgulamak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Cumhuriyet, geçmişten devraldığımız bir miras olduğu kadar geleceğe karşı üstlendiğimiz büyük bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet’e giden tarihi sürecin aktarımı yapıldı
Konferansta söz alan OMÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sosyal Bilgiler Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Sürmeli, Cumhuriyet’e ulaşan tarihi ve hukuki süreci kapsamlı bir şekilde ele aldı. Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgal döneminde Türk milletinin hukuk çerçevesinde örgütlenmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Sürmeli, Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin kurulmasına ve Paris Barış Konferansı’ndaki girişimlere değindi. İzmir’in 15 Mayıs 1919’da işgal edilmesinin bağımsızlık mücadelesindeki kritik bir dönüm noktası olduğunu belirten Sürmeli, İzmir’in kurtuluşunun Anadolu’nun kurtuluşuyla birleştiğini vurguladı.
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışının ardından başlayan örgütlenme sürecini Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Sürmeli, milli iradenin bağımsızlık mücadelesindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Amasya Genelgesi’nde yer alan “Yurdun bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesinin Milli Mücadele’nin temel yaklaşımını ortaya koyduğunu belirten Sürmeli, kongreler sürecinde milli iradenin güçlendiğini ifade etti.
Milli Egemenlikten Cumhuriyet’in İlanına
Misak-ı Milli’nin kabulü, İstanbul’un işgali ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 23 Nisan 1920’de açılması süreçlerini de anlatan Prof. Dr. Sürmeli, TBMM’nin milli egemenlik anlayışının hayata geçirilmesindeki önemine vurgu yaptı. Milli Mücadele’nin askeri ve diplomatik aşamalarının ardından imzalanan Lozan Antlaşması’nın Türkiye’nin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınması açısından taşıdığı öneme değindi. Cumhuriyet’in ilanına giden süreçte basının rolünü de ele alan Sürmeli, Mustafa Kemal Paşa’nın 22 Eylül 1923’te Avusturyalı gazeteci Hans Lazar’a verdiği röportajda “cumhuriyet” kelimesini kullanmasına ilişkin gelişmeleri aktardı. İkdam gazetesi muhabiri Meczi Sadrettin Sayman’ın bu olayları 23 Eylül’de yayımlamasının basın tarihi açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtti.
Cumhuriyet’in 29 Ekim 1923’te ilan edilmesi ile Mustafa Kemal Atatürk’ün aynı gün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle yeni yönetim biçiminin resmiyeti kazanmış olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sürmeli, Cumhuriyet’in millet iradesine dayanan bir yönetim anlayışını simgelediğini vurguladı. Cumhuriyet’in anlamı ve önemi üzerine düşüncelerini paylaşan Sürmeli, “Cumhuriyet bir fazilet rejimidir; kız çocuklarımıza bu ismi koyarız. Cumhuriyet bir erdem rejimidir; erkek çocuklarımıza bu ismi koyarız. Cumhuriyet hem fazilet hem erdem rejimi olarak milletin kendi iradesiyle kurduğu kamusal olan değerlerdir” ifadelerini kullandı.
Etkinlik, Prof. Dr. Serpil Sürmeli’ye teşekkür belgesinin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.